
Eczacıbaşı Topluluğu'nun CEO'su Erdal Karamercan, 'Yapı, tüketim ürünleri ve kaynak teknolojisinde satın alacak markalar peşindeyiz' derken, finans ve gayrimenkulde de yeni projelerin sinyalini veriyor..17 Nisan 2007 Salı 08:20
Eczacıbaşı Topluluğu'nun CEO'su Erdal Karamercan, 'Yapı, tüketim ürünleri ve kaynak teknolojisinde satın alacak markalar peşindeyiz' derken, finans ve gayrimenkulde de yeni projelerin sinyalini veriyor..
Eczacıbaşı Topluluğu, 2005 yılının sonunda Alman seramik şirketi Engers'i, Mart 2007'de de Avrupa'nın en eski karo şirketlerinden Villeroy& Boch'un Karo Bölümü'nün yüzde 51'ini satın alarak yapı grubuna yapacağı yatırımların işaretini verdi. Bu satın almalara, yine Mart 2007'de Eczacıbaşı İlaç'a ait 2 iştirakin yüzde 75'inin Avrupalı eşdeğer ilaç devi Zentiva'ya satış kararı eklendi. Böylece, Eczacıbaşı Topluluğu içinde ilaç ve yapı grubu arasındaki dengenin yapı grubu lehine değişeceği ortaya çıkmış oldu.
Ancak, Eczacıbaşı Topluluğu'nda yaşanacak atılımlar bununla sınırlı değil. Eczacıbaşı Topluluğu CEO'su Erdal Karamercan, yapı grubunda olduğu kadar faaliyet gösterdikleri diğer alanlarda da bu yılın satın alma haberlerine gebe olduğunu söylüyor. "Satın almalarla yapı grubunun Topluluk'un toplam cirosu içindeki payı ilaç grubunun cirosunu geçecek, ama Eczacıbaşı'nda gelecek stratejileri sadece bu 2 alan üzerine kurulu değil" diyen Karamercan, tüketim ürünleri ve kaynak teknolojisinde de satın alma stratejileri olduğunu, finansta da ürün çeşitlendirmesine ağırlık vererek büyümek istediklerini ekliyor. Karamercan ayrıca, Kanyon projesiyle gayrimenkul sektörüne adım attıklarını hatırlatarak, "Gayrimenkulde bizim kalmak ve kendimizi geliştirmek istediğimiz bir alan. Aklımızda yeni gayrimenkul projeleri var" diyor. Karamercan, sorularımızı şöyle yanıtlıyor:
* Eczacıbaşı Topluluğu ilaç işinden çıkacak mı? İlaç sektöründe son 4-5 yıldır önemli değişiklikler yaşandı. Rekabet çok önemli oranda arttı, fiyatlar düştü. Hükümetin sosyal güvenliğe ayırdığı fonların azalması ve bunların ilaç fiyatlarına yansıması üreticiler açısından olumsuz oldu. Bütün bunlara rağmen, geçen sene ilaç grubumuz Topluluk ortalamasının üzerinde büyüdü. Dışsatımda yüzde 50 büyüdük. Türkiye içinde liderdik, ama bu yeterli olmuyor. Global oyuncu olmak gerek. Bunu yapamayanlar, uluslararası kuruluşlar karşısında güç duruma düşmeye mahkum. Onun için stratejik ortak arayaşını başlattık. Organik büyümeyle de o noktaya gelebilirdik belki, ama son derece sıkıntılı ve uzun bir süreç olurdu. Mart 2007'de Zentiva ile işbirliğini gerçekleştirdik. Hisse devrettik, ama işin içinde kaldık, yönetim kurulunda 2 kişiyle devam ediyoruz.
* Jenerik ilaç dışındaki segmentlerde stratejiniz ne olacak? Sağlık hizmetleri, diyaliz hizmetleri gibi diğer alanlardaki işlerimizi de hızla büyütmek istiyoruz. Ayrıca bizim yurt içinde çok geniş bir ağımız var. Bundan da yararlanarak özellikle gelişmekte olan teknolojilere doğru yöneleceğiz. Yani, biyoteknoloji, gen teknolojisi, nanoteknoloji, nöroteknoloji gibi alanlarda önümüzdeki dönemin dalgasını yakalamak istiyoruz. Jenerik ilaçlar genelde geçmişi temsil eder. Biz ise, geleek yaşam eğrisine yatırım yapmak istiyoruz.
İLAÇ GRUBU: Jenerikte stratejik ortaklıkla uluslararası oyuncu olmak. Nanoteknoloji, biyoteknoloji gibi geleceğin yatırımlarına ağırlık vermek.
YAPI GRUBU: Uluslararası satın almalara devam ederek, Türkiye ve yakın coğrafyasında en büyük 3 markadan biri haline gelmek.
TÜKETİM ÜRÜNLERİ: İç pazara yönelik satın almalar yapmak, güçlü dağıtım ağından da yararlanarak ürün çeşitlendirmesini ve yaygınlığı artırmak.
FİNANS: Yabancı ortaklarla ya da mevcut yapıyla ürün çeşitlendirmesi yapmak. Özellikle kişisel bankacılıkta büyümek.
GAYRİMENKUL: Kanyon'da elde edilen birikimle yeni projelere imza atmak. Kartal'daki mevcut arazide proje gerçekleştirmek.
KAYNAK TEKNOLOJİSİ: Yurt içi ve yurt dışında firma satın almak. Yakın coğrafyada varlığı artırmak.
'İkinci gayrimenkul projemiz Kartal'a'
* Kanyon'un size ait kısmını satabileceğiniz konuşuluyor. Doğru mu? Kanyon'da bizim hisselerimizi almak için kapımızı çalan oluyor tabi. Ama bizim öyle bir niyetimiz yok kısa dönemde. Satmamamzını nedeni duygusal bir neden değil. Biz diyoruz ki, bir kere bu bizim kalmak istediğimiz bir alan. Bizim temel iş alanlarımızdan biri haline gelecek. O nedenle Kanyon'u elden çıkarmak istemiyoruz, bir alana girip satıp çıktı gibi bir anlayışımız yok. Bu alanda kalıcı olmak ve büyümek istiyoruz.
* Bu anlamda, Kartal'daki arazinizi değerlendirmeyi düşünüyor musunuz? Kartal'daki arazimiz kentsel dönüşüm alanı içinde kalıyor. Şu anda imar izni yok. Bu planlama çalışmaları tamamlandıktan sonra orda çok büyük bir projeye imza atmak istiyoruz. Bizim orda seramik fabrikamız vardı, onu büyük bir oranda Bozöyük'e taşıdık. Kartal, artık şehrin içi oldu. Orada fabrika alanı artık olmaması gerek. Kentsel dönüşümün bir an önce gerçekleştirilmesi gerek. Eğer arada başka bir imkan çıkmazsa ikinci projemiz Kartal'da olacak. Orada ne yapacağımız kentsel dönüşümün detayları belli olunca şekillenecek. Ama çok büyük bir alandan bahsediyoruz, daha kitlesel bir proje olacak muhtemelen.
'Tüketimde satın alacak marka arıyoruz'
* Tüketim ürünleri grubunda planlarınız neler? Kağıt kuruluşumuz Avrupa'nın en büyük ilk 3 kağıt kuruluşundan birisi. Türkiye'de yüzde 50 pazar payına sahibiz. Burada da global pazarın içinde oyuncu olmaya oynuyoruz. 100 bin ton kapasitemizi 160 bin tona çıkarmak istiyoruz. Bunun için yatırım yapıyoruz Manisa'ya.
* Satın almalar olacak mı? Ev dışı kullanım dediğimiz, otel, işyeri gibi alanlardaki kullanımlarda Türkiye'nin çok hızlı bir büyüme trendi yakaladığını görüyoruz. Raflarda satılan hızlı tüketim ürünlerinde marka ve firma satın almalarına bakıyoruz. İç pazara yönelik bu satın almalar, kişisel bakım ürünlerinde, temizlik ürünlerinde ya da kuru gıda alanında da olabilir. Türkiye'nin en büyük satış ve dağıtım ağına sahip olmamız avantaj.
* Kaynak teknolojisinde de yatırım ya da satın alma olacak mı? Kaynak teknolojisinde son 2 yılda Türkiye'nin lideri olduk. Üretimi yüzde 50 artırdık. Çevre coğrafyamızda varlığımızı hızla artırmak istiyoruz, bunun için yurt içi ve dışında yine satın almalar öne çıkacak.
* Topluluk içinde yapı ve ilaç grupları arasındaki denge nasıl değişecek? 2007'de yapı grubunun cirosu ilaç grubunu geçecek. En azından 150 milyon Euro'luk bir ek ciro gelecek Villeroy&Boch'tan. Ek 1-2 satın alma daha gerçekleşirse o zaman daha da artabilir. Vitra'yı global marka yapma stratejimiz de sürecek.
* Finans sektörüne yabancı ilgisi büyük. Sizin planlarınız neler? Finansta da büyümeyi hedefliyoruz. İlk aklımıza gelen kişisel bankacılık. Bu konuda çalışmalarımız var. Ürünlerimizi çeşitlendirme yoluna gideceğiz. Mevcut yapı ya da ortaklık da olabilir. Her 2 yönde de çalışmalarımız var.
* Eczacıbaşı Topluluğu'nun 2010 yılı hedefleri neler? 3 yıl önce Topluluk'un değerini 4 senede 2'ye katlama hedefi koyduk. Bu yıl sonunda o hedefin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini göreceğiz. Bir hedef daha koyduk, dedik ki '2005 yılındaki değerimiz neyse onu da 2010 yılında 2'ye katlayalım.' Biz değerimizi, net satışlar, faaliyet karları, faaliyet nakdi gibi unsurlardan yola çıkarak, hipotetik olarak ölçümlüyoruz. Son 4 yılda ciroyu dolar bazında yüzde 100, dışsatımı yüzde 120 artırdık. Bu bizim açımızdan hedeflerimize yaklaştığımızı gösteriyor.
* 'İlaçta yerli üreticiye nefes alacak alan bırakılmadı' görüşüne katılıyor musunuz? Bilinçli olarak yerli-yabancı sermaye ayrımı yapıldığını düşünmüyorum. İlaç sektöründe bir sıkıntı yaşanıyor. Bu sıkıntı bence bu geçiş döneminin yarattığı sıkıntıdır. Geçiş döneminin sıkıntıları görüş alışverişi sayesinde daha yumuşak olabilirdi. Bir de tabi şu var: Türkiye pazarı çok fragmante, 130 firma var. Dolayısıyla firmaların yaşam alanları dar.
* Sosyal güvenlik reformunun etkisi ne oldu? Yapılması gereken bir uygulamaydı, ama mükemmel mi yapıldı? Hayır. Harcamaların belirli bir bölümü ilaçtan oluşuyor. Daha büyük bir bölümü diğer kalemlerden oluşuyor. Oralarda çok büyük kaçaklar ve verimsizlikler hâlâ var.
Meltem Ersoy/Sabah
http://www.istegundem.com/news_detail.php?id=11904