Kullanıcı Adı :  
 Şifre :  
    Üye Ol >>    Giriş >>
Şifremi Unuttum
Bir ürünü/hizmeti satın alırken sizin icin öncelikli olan nedir?




 
Gönder >> | Sonuçlar >> 
KARİYER SAVAŞINDA KİŞİSEL MARKA


Sürekli değişen iş ve girişim dünyasında istediğinizi elde edebiliyor, amaçlarınıza ulaşabiliyor musunuz? Rakipleriniz ve meslektaşlarınız karşısında ayakta durabiliyor musunuz? Kariyerinizin ilerlemesini, daha fazla ödül ve maaş istiyor musunuz? İster üst düzey bir yönetici olun, ister girişimci, isterse de çalışan; bu makale size yığından ayrılmayı, rekabette öne çıkmayı, kişisel ve kariyer hedeflerinize ulaşmayı ve başarı için en iyi yolu gösterecektir. Davit F. D’alessandro size kendi “kendi kişisel markanızı” oluşturarak kalabalıktan nasıl sıyrılacağınızı göstermekte ve şöhret inşa etme konusunda değerli dersler vermektedir.

Kişisel Marka Nedir?

Başarının sadece çok çalışmakla ya da rolünüzü doğru oynamakla gelmeyeceğini anlamak zorundasınız. İşinizde ve kariyerinizde başarılı olmak için kendinizi süreden ayırmak durumundasınız; kendi şöhretinizi kurmalı, geliştirmeli ve onu savunmalısınız. İstediğiniz terfiyi, maaşı ya da işi edinebilmenizi belirleyecek olan, sergilediğiniz bütünlük ve karakteriniz olacaktır. Şirketler, kendi değerlerine sahip ve kendilerini yükseltecek insanları ararlar. İlerlemek için yapılması gereken en önemli şey; sizi kişisel olarak çekici hale getiren temel çalışmayı gerçekleştirmektir. Kişisel markalaşma, işinizi ya da kendinizi yönetmenin bir yoludur. Sizi farklı ve önemli kılacak bir iletişim yöntemidir. Bu nitelikleri kullanarak kendinizi emsallerinizden ayırabilir ve başarı alanınızı genişletebilirsiniz.


BİRİNCİ KURAL: Sınırlarınızın Ötesine Bakmaya Çalışın!

Olumlu bir kişisel marka yaratmanın önündeki en büyük engel, kendi egonuzdur. Cazip bir kişisel marka yaratabilmek için öz saygıya sahip olmalı ve etrafınızdaki insanlara da saygı göstermelisiniz. Başkalarının sizi nasıl gördüğünü ve sizi onaylıyor olmalarının değerini bilmelisiniz. Eylemlerinize başkalarının gözüyle bakmayı deneyin. Şunu asla unutmayın: Onların görüş ve yargıları, sizin sandığınızdan çok daha önemli olabilir. Yaptığınız ve söylediğiniz her şeyin, kim olduğunuza dair bir delil olacağını aklınızda tutun. İnsanlar sizi yaptıklarınıza ve gördüklerinize göre yargılarlar. Eğer kendinize onların gözüyle bakamazsanız, iyi bir şöhret sağlayamazsınız. Fark edilin! Şirketinizdeki güçlü insanlar tarafından “fark edilmek” kolay bir iş olmayabilir; ama bu adım, kişisel markanızı oluşturmakta hayati bir önem taşır. Şirketin gözden kaçırdığı bir şey önerin! Şirketinize yeni fikirler, görüşler ve çözümler aşılayın ya da sunun. Ekibiniz ya da şirketiniz için vazgeçilmez bir haber kaynağı olun. “Kişisel markanızın” prestiji ve değerleri olmasına yardımcı olacak; kendinizi değerli kılın! En iyi akşam yemeğini nerelerde yenilebileceğini bilin! Doğru kalabalıklara karışın! Doğru insanlarla birlikte olmanın mucizeler yaratabileceğini unutmayın! Bir şöhret geliştirmek, fark edilmek için ilk adımdır. Artık sizi başarıya doğru uçuracak markanızı (yani şöhretinizi) oluşturmalısınız.

İyi bir şöhretin 5 kilit niteliği şunlardır:

1.Kazandığınız parayı hak edin.
2. Daima doğruları söyleyin.
3. İhtiyatlı ve basiretli olun. Ne zaman konuşacağınız ve ne zaman susacağınız hakkında kesin bir kararlılığa sahip olun.
4.
İnsanların sizin için çalışmak istemelerini sağlayın. Sosyal birisi olun ve dürüstlüğünüzle bilinin.

Unutmayın, başarılı bir kişisel marka oluşturabilmek için şunları yapmalısınız:

Bilinçli olun. Yaptığınız ve söylediğiniz her şeyin size geri döneceğini aklınızda tutun. İnsanlar sizi bunlarla yargılar.
Doğru insanların sizi fark etmelerini sağlayın.
Sizi daha üst noktalara taşıyacak nitelikler edinin.

İKİNCİ KURAL: Sevseniz de sevmeseniz de patronunuz, markanızın altındaki ikinci imzadır!

Daha kariyerinizin başlangıcında görmelisiniz ki patronunuz, şirkete sağladığınız kazancı değerlendiren, verdiğiniz fikirlerin semeresini toplayan kişidir. Kurumsal dünyanın işleyişi böyledir. İktidar yapısıyla kavga etmeyin. Bunun yerini, onunla nasıl oynayacağınızı ve birlikte nasıl yaşayacağınızı öğrenin. Patronunuz sizi var ya da yok etme gücüne sahiptir. Ne kadar para kazanacağınıza, ne tecrübeler edineceğinizi belirleme gücüne sahiptir ve katkılarınızın ne kadar takdir edileceğini o kararlaştırır. Patronunuzla ilişkinizi nasıl yöneteceğinizi öğrenmelisiniz.

Patronlar sizden üç şey isterler:

1. Sadakat. Şirketinize ve patronunuza sadık olun, meslektaşlarınızla kendinizin ve onların üstleri hakkında konuşmayın. Bu, şöhretinizi sadakatsizlikle lekeler.
2. İyi tavsiye. Sırf uzlaşmak adına uzlaşmayın, uzlaşmamak adına da uzlaşmamazlık etmeyin. Görüşlerinizde dengeli olun ve konuşmadan önce meseleleri tartın. Bir karar verilmeden önce tavsiyelerde bulunun; karar alındıktan sonra, bu karara karşı duruyor konumunda görünmeyin. Verdiğiniz tavsiyelerin güven duyulur olmasını sağlamaya dayalı bir şöhret oluşturun.
3. Diğerlerinin kişisel markalarını cilalamak. Patronunuzun iyi görünmesine çalışmak, şöhretinizi güçlendirecektir. Bu yalnızca patronunuz tarafından fark edilmekle kalmayacak; bu niteliğinizi şirketteki diğer çalışanlar da fark edecektir.

Sizin patronunuzdan isteğiniz iki şey:

— Güven.
Eğer patronunuza sadıksanız, size güvenecektir. Patronunuz size, hayatınızı değiştirecek fırsatlar verecektir; terfi, daha iyi maaş, yönetimin bir parçası olmak ve örgütlenmede daha fazla sorumluluk.
— Adil bir takas. Eğer patronunuz sizin fikirlerinizden yararlanıyorsa, bunun size açık bir geri dönüşümü olmalıdır. Bu dönüş daha yüksek gelir, çabalarınızın takdir edilmesi, niteliklerinizin geliştirilmesi için fırsatlar ve şirkette gelişmek için şans verilmesi biçimlerinde olabilir.

ÜÇÜNCÜ KURAL: Patronunuzun kişiliğini iyi analiz edin!

Bütün patronlar size yardım etmeyecektir. En iyisi, onun ne tür bir kişiliğe sahip olduğunu anlamak ve kişisel markanıza sağlayabileceği avantaj ve dezavantajları çözümlemeye çalışmaktır.

Temel olarak yedi tip patron vardır. Bire bir uymasa da, çoğunluğu aşağıdakiler gibidir:

1. Alt küme komşusu. Size aileden gibiymişsiniz gibi davranır, talep etmesi gerekenden fazlasını talep eder ve kendisine bolca şükran borcunuz olduğunu düşünür. Size yapılmış en küçük bir iyiliğin ya da jestin onun iyi kalpliliğinden değil; kendi markasını geliştirmek istediğinden kaynaklandığını bilmelisiniz. Eğer iyi idare ederseniz, her şeyin kendileri sayesinde olduğunu düşünmelerini sağlayabilirsiniz. Ancak kuralları bozarsanız, bütün şirket sizi yargılayacaktır.
2. Akıl hocası. Sahip olunabilecek en ideal patron tipidir. Birbirinizi karşılıklı güçlendirirsiniz. Sizin başarınız onun da başarısıdır. Siz tecrübe kazandıkça ve yeteneklerinizi geliştirdikçe, kendi markasının da güçlendiğini bilir. Fikirlerin ve övgülerin karşılıklı alışverişi söz konusudur. Gerçek bir akıl hocası, kendi markasının sizinkiyle birlikte gelişebileceğini bilir.
3.İşe yaramaz. Bu tip patronlarla hiç bir şey yapamazsınız; ancak onlara dikkat etmelisiniz. Bu tip bir patronla nasıl uğraşacağınızı bilirseniz, onun zayıflıklarını kendi markanızda kullanabilirsiniz. Onunla ilişkiyi doğru kurabilirseniz, iktidardaki insanlarla ilişki kurma şansına sahip olabilir, kendiniz ve şirketiniz için veri tabanını ve daha büyük meydan okumaları mümkün kılacak fırsatlar elde edebilirsiniz.
4.Parya. Yıpratıcı bir kişiliğe sahiptir ve şirkette sevilmez. Bu patron tipine karşı en iyi savunma (dışarıya olumsuz sinyaller vermeden), ittifaklar kurmak ve şirkete sadıkmışsınız imajını yaymaktır. Şirketin oyuncusu olun.
5. Tek taraflı kullanan. Bir ideal belirlenirken, sizin çabalarınızı takdir etmez. Bu bencil patron tipi, sadece sizi ve fikirlerinizi kullanır ve karşılık kısmını hiç umursamaz. Sadece kendi şöhretini beslemenizi ister. Eğer başarılı bir şöhret ve parlak bir kariyer edinmek istiyorsanız, bu tipin önünden çekilin ve başka yerlere bakın.
6. Çekingen. Asla hatalı olduğunu kabul etmez. Hep doğru yaptığına da inandığı için de, size ne derse onu yapmanız gerekecektir. Bu tip patron, kendinizi geliştirmenize ve kendinizi düşünmenize izin vermeyecektir. Size öğreteceği hiçbir şeyi yoktur. Bu tiplerden kaçının, aksi halde kendi markanızı geliştiremezsiniz.

Aşağıdakiler ise kendi markanızı oluşturmanızı engelleyen patron tipine karşı sahip olduğunuz dört güç noktasıdır:

— Açık bir felaketi önleme gücü. Patronun şöhretini önceden öğrenin. Kendi kişisel markanızı geliştirmenizi engelleyecek biriyse, onunla çalışmayı kabul etmeyin.
İstifa gücü.
Diğer güçlü kimseleri etkileme gücü.
Bir gün patronun şöhreti sizinkini nasıl etkilediyse, aynı şekilde sizin de onun şöhretini etkileyebilme gücünüz.

DÖRDÜNCÜ KURAL: Çatalı batırabildiğiniz turşuyu bilin!

Kişisel markanızı oluşturur ve geliştirirken iyi bir davranış biçimine sahip olmak, iki nedenden dolayı hayati önem taşır. Üst düzey yöneticiler dünyasına ait olduğunuzu ve çevrenizdeki insanlara ilgi ve saygı duyduğunuzu gösterir. Bu da her iyi liderin sahip olması gereken bir özelliktir.

İş adabına uygun bazı temel noktalar şunlardır:

Kendinizi utandırmayın. Adım atmadan önce düşünün ve eylemlerinizin ve sözlerinizin sonuçlarını tartın. Etkin olmayan ya da nahoş olan sorulardan kaçının. Markanızı inşa ederken sizi rezil edecek durumlardan da kaçının.
İyi giyinin ve masa adabını iyi öğrenin. Yemek ve giyim konusundaki alışkanlıklar, başkalarının size bakışını ve davranışını etkiler. Eğer başarılı olmak istiyorsanız, iyi giyinmeli ve eğlence ortamına sık sık katılmalısınız. Müşterilerle ya da üstlerinizle yemekteyken, davranışlarınızın çağdaş yaşamın gereklerine uygun olmasına dikkat etmelisiniz. Bu konudaki bir bilgi eksikliği size eksi puan kazandıracaktır.
Tanımadığınız insanlar hakkında varsayımlarda bulunmak, ölümcül sonuçlara yol açabilir. İnsanları hemen yargılamayın. İnsanları görünüşlerine göre değerlendirmek konusunda son derece dikkatli olun; önce gözlemleyin.
Züppelik sizi hiç bir yere götürmez.
Şirket etkinliklerinde dikkatli davranın. Ofis partileri, başarı kutlamaları, şirket dışındaki kutlamalarda hala işin söz konusu olduğunu unutmayın. Bütün bu durumlarda hala yargılanmakta olduğunuzu akılda tutun.
Gizeminizi muhafaza edin. Özel yaşamınızı profesyonel yaşamınızdan ayrı tutun. Sevseniz de sevmeseniz de, sizi özel yaşamınızdaki tercihleriniz konusunda yargılayacaklardır. Eğer özel yaşamınızı herkese açarsanız, bunun sonuçlarıyla uğraşmaya hazır olmalısınız.
Evlilik bir kurumdur. Markanızı renklendirir. Eşinizin sağda solda sizden şikayet etmesine izin vermeyin, bu sizi zayıf düşürecektir. Öte yandan, patronunuzun eşiyle konuşurken, ona patron vekili gibi davranın. Onunla adeta patronunuzla konuşuyormuşsunuz gibi konuşun.
Sabır, bir erdemdir. Sonuçlar hakkında sabırsız davranmayın. İnsanları ve durumları idare ederken sabırlı olun. Bir şey yapmadan ya da söylemeden durun ve durumu değerlendirin. Kendi sorununuzdan önce çalışma arkadaşınızın ya da patronunuzun sorununu anlamaya çalışın. Davranış tavrı ilgiyi, saygıyı, bilgiyi ve sabrı gerektirir. İyi bir sportmen olmanın yollarını öğrenin. İyi ve doğru bir davranış tarzına sahip olmakla, sizi yargılayan insanlar tarafından fark edilmeyi sağlarsınız, bu da kişisel markanıza katkı sağlar. İyi bir davranış tarzı, iyi bir lider olabilmek için gereken öz disiplini de sağlayacaktır.

BEŞİNCİ KURAL: Ne zaman kavgaya gireceğinizi ve ne zaman geri çekileceğinizi bilin!

Kenny Rogers haklıydı! Kendi markanızı oluşturmaya çalışırken, fırsatları değerlendirmenin önemini bilmenin yanı sıra, yapmanız gereken kavgaları da bilmek hayati önem taşımaktadır.

Aşağıda, markanızı geliştirmek ve uğraşmakla zaman harcamamanız gereken bazı durumlara yer verilmiştir.

1. Kayırmacılık, sizin kayırılmayacağınız anlamına gelir. Aile sahipliğinde ya da kontrolündeki şirketler, sadece yükselmenin en zor olduğu şirketler değildir. Bu tip şirketlerde sahip olabileceğiniz en iyi marka, doğru soyadıdır. Bir aile şirketinden öğrenebileceğiniz her şeyi öğrenin. Liderlik edebilecek duruma geldiğinizi düşündüğünde, başka bir şirket bulun.
2. Bölgeyi kontrol eden bir çete varsa, dükkanı başka yere kurun. Eğer ufkunuz genişse, kendi markanızı inşa etmenizi engelleyen bir şirkette vakit harcamayın. Markanıza karşı işleyen bir yapı, ne kadar iyi performans gösterirseniz gösterin, işinize yaramayacaktır.
3. Belirsizliklerin uzun sürmesine izin vermeyin. Güçlü bir marka olabilmek için seçilebileceğiniz alanlar arasında, hukuk ve muhasebe şirketleri de bulunmaktadır. Eğer buradaki tecrübeniz kişisel markanıza katkıda bulunmuyorsa, işinizi değiştirin. İki kez ortaklık fırsatı doğduğunda teklif almadıysanız, fırsatları başka yerde arayın.
4. Eğer yetenekliyseniz, daima ateş üstünde olacağınızı unutmayın.
Eğer güçlü bir marka yaratmak istiyorsanız, kendi girişiminizi kurmak, ilave tehlikeler anlamına gelmektedir. Bunlardan çok şey öğrenebilirsiniz; ama çok iyi hazırlık gerektirirler.

Bu durumda güçlü bir marka kurmanın zorluğunun altında dört neden yatmaktadır.

A. Her şey kişiseldir. Her hangi bir bağımsızlıkçı hareket, ihanet anlamına gelir.
B. Girişimciler delilik düzeyinde bir kontrol yeteneğine sahip olmalıdırlar.
C. Paylaşmayı sevmezler.
D. Çalışanlarına oyuncak asker muamelesi yaparlar.

ALTINCI KURAL:Her zaman, şov zamanıdır!

Şöhretlerin sadece büyük olaylarla doğduğunu düşünmeyin; tersine, bazen şöhretinizi lekeleyen, büyük olaylardır. Sağlam bir şöhreti kuracak olan şey, iş üzerinde günlük davranışlarınızdır; insanlarla nasıl uğraşacağınız, kararları hangi şekilde aldığınız, çalışma alışkanlıklarınız vs. Küçük şeyler büyük önem taşır. Önemli olmayan hiç bir an yoktur. Yaptığınız her şey şöhretinizi arttırabilir ya da azaltabilir; bu nedenle, her gün bıraktığınız etkiye dikkat etmelisiniz.


YEDİNCİ KURAL:Doğru düşmanlar edinin!

Kaba ya da kavgacı bir davranış tarzıyla şöhret oluşturmaya çalışmak aptalcadır. Sadece savunmacı bir yaklaşımla başarılı bir marka oluşturmaya çalışmak da aynı ölçüde aptallıktır. Bazen çalışma arkadaşlarınızla ya da patronunuzla anlaşmazlığa düşmelisiniz. Bazen kavgaya neden olmalı, bazen de kavgayı siz başlatmalısınız. Bu bölüm size, bunu, şöhretinize zarar vermeden nasıl yapacağınızı anlatmaktadır. Gerçek şu ki; profesyonel yaşamınızda düşmanlar edinirsiniz. Başarınız arttıkça, düşmanlarınızın sayısı da buna paralel olarak artar. Uygulanabilecek en akıllıca strateji; patronunuzun yaşamını kolaylaştırmaya yoğunlaşmaktır. Düşmanlarınız nadiren sizinle yüz yüze karşılaşacaktır. Bunun yerine, şöhretinizi kötü niyetli dedikodularla yıkmaya çalışacaklardır. Kötü amaçlı dedikoduların sizi yemesine izin vermeyin. Bunun yerine, aleyhinizde başlatılan kampanyayı önceden sezmeye çalışın ve kavgaya girmekten çekinmeyin. Neler söylendiğini mutlaka öğrenin ve bununla mücadele edin. Eğer birisi altınızı oyuyor ve size sadık değilse, ona hoşgörü göstermeyin. Sadakatsizliğe merhamet gösterilmez; onu kovun. En iyi kişisel markaların temel özellikleri nezaket, dürüstlük, hoşgörü öz saygı ve iyi tutum ve davranışlardır. Bununla birlikte biraz insafsız olmak, markanız için iyidir. Düşmanlarınızla kavga ettiğinizde şöhretiniz çok yara almaz; ama öz saygıyı kaybederseniz büyük yara alır.

SEKİZİNCİ KURAL: Ağaçlara takılıp ormanı gözden kaybetmeyin!

Bir kez markanızı inşa etmeye başardıktan ve yükselmeye başladıktan sonra, ormanın bütünsel görünüşünü kaybetmeyin. Başarınızın sizi yutmasına izin vererek, kendinize takılı kalmayın. Bu hem insani yanınız, hem de kariyeriniz için kötüdür. Bunu engellemekle ilgili altı öneri şunlardır:

1. Kendi dehanız hakkında şüpheci olun.
2. Etrafınızda aynı derecede şüpheci insanlar bulundurun.
3. Ayaklarınızı yere sıkıca basın ve size insan olduğunuzu hissettiren dostlar edinin.
4. Kurbanlarınıza karşı anlayışlı olun.
5. Golf dışında ilgi alanları geliştirin. Size, dünyanın işten ibaret olmadığını hatırlatacak bir şeyler yapın.
6. Ailenize kimin baktığını unutmayın. Müşterilerle ve hissedarlarla bağlantınızı yitirmeyin. Büyük markalara sahip insanların ayakta durmalarının nedeninin, bu insanların başarılarını dünya ile bağlantı aracı olarak gördüğünü unutmayın. Toplumun onayını kazanmanız çok önemlidir.

İyi niyeti inşa etmenin güçlü yolları:
Basına saygılı davranmak.
Şirketinizi başarılı kılmak için çok çalışmak.
Topluma bir şeyler kazandırmak.

DOKUZUNCU KURAL: Ne kadar yüksekten uçarsanız, vurulma şansınıza o kadar artar!

Herkes hata yapar. Başarı basamaklarında yükseldikçe, yapacağınız hatalar daha çok göze batacaktır. Kötü niyetli basının, her alanda göze batan şöhretlerin peşinde olduğunu unutmayın. Kötü niyetli basından gelebilecek zararlardan korunmanın ve bunlardan gelebilecek tehditleri avantaja çevirmenin kuralları şunlardır:

1.Olumsuz haberlerin yayınlanmasını engelleyin. Meseleleri problem haline dönüşmeden açıklayın. İnsanlar sizden doğru bilgi aldığında bunu takdir edeceklerdir. Dürüstlük, bir avantajdır.
2.Konu hakkında yalan söylemeyin, küçümsemeyin ve üstünü örtmeye çalışmayın. Kendi bakış açınızı ortaya koyun. Yalan söylemek markanıza zarar verir ve inanırlığınızı kaybedersiniz.
3. Kötü niyetli basını provoke edebilecek şu iki tip anlatımdan kaçının: “Onaylayan anlatım” (markanız hakkındaki şüphelerin onaylanması anlamına gelebilecek) ve “kestirip atmacı” anlatım (markanızın bir takım yalanlar üzerine kurulu olduğu anlamına gelebilecek). Her ikisi de şöhretinize zarar verecektir.
4. Kendi hatalarınız nedeniyle başkalarını suçlamayın.
5. Kendi avukatlığınıza soyunmayın. Durumun gerçekçi bir resmine sahip olabilmek için başkalarının tavsiyelerini de dinleyin.
6. Sizi zor durumda görmelerine izin vermeyin. Kötü niyetli basını idare etmek, markanızın gelişimini hızlandırır.

ONUNCU KURAL:
Herkes her zaman yarıştadır; yarıştan kopmayın!

Orta yaşta ya da kariyerinizin ortalarında olsanız bile, ivmenizi yitirmemek için gerekli on tavsiye şunlardır:

1.Kendinizi emsallerinizden ayırın. Sürekli onlarla kıyaslanacağınız için, ayırt edici ya da özgün şeyler yapmaktan ve söylemekten kaçınmayın.
2. Kolay teslim olmayın. Bir iki darbede hemen havlu atmayın. Hatalarınızdan ders alın ve bunları fırsata dönüştürün.
3. Sorgulamaktan korkmayın. Fırsatları, meydan okumaları ve terfi olanaklarını zorlayın.
4. Patronunuzun sizi kolay satın alınabilir biri olduğunuzu düşünmesine izin vermeyin. Maaşınızda küçük bir artış uğruna büyük bir meydan okumayı ya da fırsatı atmayın.
5. Hiç umulmadık yerlerde doğabilecek fırsatlara hazırlıklı olun.
6. Riskli ve gerçekleştirilmesi zor görevlere talip olun ve bunları yerine getirin.
7. Bir güven çemberi oluşturun. Size güvenebileceğiniz ve anlamlı tavsiyelerde bulunan insanlardan oluşan küçük bir çember oluşturun.
8. Markanızı değiştirmek için asla yaşlı ya da değilseniz, markanızı her gün yeniden kurun ve gerekli ayarlamaları yapın.
9. Yalan söylemeyin, dedikodu ve hırsızlık yapmayın.
10. Her gün yeniden kurduğunuz şöhretinize özenli davranın.


*David F. D’Alessandro’nun “Kariyer Savaşı” adlı kitabından derlemedir.


Sayfayı Tavsiye Et - Gönderen Email Gidecek Email  
 
   Haberler    Haftanın Yazıları    Seçilmiş Makaleler Şubat
Tüm Liste >>    Tüm Liste >>    Tüm Liste >>    
Bu sitenin tüm yayın hakları Gelişim Atölyesine aittir. ©